Angepinnt Haftanin Şiiri - Resimli - Resimsiz Şiirler

    • BESMELE


      Allah ismi dilimde lezzetlerin şahıdır
      Hakkın ismi gönlümde padişah otağıdır
      Rahmân ismi kalbimde rahmetler kaynağıdır
      Karanlık gecelerin nur saçan sabahıdır



      Allah ismiyle kalktım Rahmân Rahîmi kattım
      Seher vakti O’nunla arşı âlâya çıktım
      Zikir edip Rahmânı gönül gözüyle baktım
      Aşkı duydum içimde en büyük hazzı tattım



      Allah’ım ayrı koyma , beni iki cihanda
      Senin yüce ismini her an hatırlat bana
      İsmini andıkça ben dönüşürüm parçana
      Besmeleyle tevhidden Dost Emin’i ayırma

      ALINTI



    • ETME

      Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.
      Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

      Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı?
      Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme.

      Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru.
      Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme.

      Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için…

      Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme.

      Ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi,
      Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme.

      Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan.

      Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme.

      Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan.
      Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme.

      Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer;
      Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme.

      Ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi,
      Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun, etme.

      Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize,
      O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme.

      Bizi sevindiriyorsun, huzurumuz kaçar öyle.
      Huzurumu bozuyorsun, sen mahvediyorsun, etme.

      Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı.
      Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme.

      İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil.
      Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme.

      #MEVLÂNA Celaleddin Rumî

      Ben dilsizim Sevgili !!
      Bu sözler hep kalbimin işleri .
      Hani NEY’de dilsizdir ama…
      Ağlatır bütün dervişleri.

      MEVLÂNA

      AMA BİZİ UNUTMA,,HATIRLA AMA..


      Bir tatlı ömür gibi gitmeye niyetlendin,
      ayrılık atına eyer vurdun inadına.
      Ama bizi unutma, hatırla ama.

      Sana temiz dostlar, iyi dostlar, bağdaş dostlar
      yeryüzünde de var. gökyüzünde de var.
      Eski dostla ettiğin yemini, hatırla ama.

      Sen her gece ay değirmisini
      başına yastık edince yollarda,
      dizimde yattığın geceleri hatırla ama.
      Sen ey, hüsrev’i kendine kul,
      Şirin gibi bir nice güzeli esir eden,
      aşkının ateşiyle tıpkı Ferhat gibi benim
      ayrılık dağını delmede olduğumu, hatırla ama.

      Bir deniz kesilen gözlerimin kıyısında
      bir aşk ovasını görmüştün hani;
      sarfan dallarıyla, ağustos gülleriyle sarmaşdolaş.
      Bunu unutma, hatırla ama.

      Ey Tebrizli Şems,
      dinim aşktır benim, senin yüzünü gördüm göreli,
      benim dinim senin yüzünde övünür, ey sevgili.
      Bunu unutma, hatırla ama.

      DUY ŞİKAYET ETMEDE HER AN BU NEY

      Duy şikayet etmede her an bu ney,
      Anlatır hep ayrılıklardan bu ney.

      Der ki feryadım kamışlıktan gelir,
      Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.

      Ayrılıktan parçalanmış bir yürek
      İsterim ben, derdimi dökmem gerek.

      Kim ki aslından ayırmış canını,
      Öyle bekler, öyle vuslat anını.

      Ağladım her yerde hep ah eyledim,
      Gördüğüm her kul için dostum dedim.

      Herkesin zannında dost oldum ama,
      Kimse talip olmadı esrarıma.

      Hiç değil feryadıma sırrım uzak,
      Nerde bir göz, nerde bir candan kulak?

      Aynadır ten can için, can ten için,
      Lakin olmaz can gözü her kimsenin.

      Ney sesi tekmil hava oldu ateş,
      Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş!

      Aşk ateş olmuş dökülmüştür ney’e,
      Cezbesi aşkın karışmıştır mey’e.

      Yardan ayrı dostu ney dost kıldı hem,
      Perdesinden perdemiz yırtıldı hem.

      Kanlı yoldan ney sunar hep arz-ı hal,
      Hem verir Mecnunun aşkından misal.

      Ney zehir, hem panzehir, ah nerde var,
      Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar?

      Sırrı bu aklın bilinmez akl-ile,
      Tek kulaktır müşteri, ancak dile.

      Gam dolu günler zaman hep aynı hal,
      Gün tamam oldu, yalan, yanlış, hayal.

      Gün geçer yok korkumuz, her şey masal,
      Ey temizlik örneği sen gitme, kal!

      Kandı her şey, tek balık kanmaz sudan,
      Gün uzar, rızkın eğer bulmazsa can.

      Olgunun halinden ah, anlar mı ham?
      Söz uzar, kesmek gerektir vesselam.

      AŞK kime benzer dedi,
      AŞK bir neyzene benzer dedim.
      AŞK bir neyzene benzerse biz neyiz?

      Evet dedim çok doğru!

      AŞK bir neyzene benzerse biz NEY’iz.

      Mevlana Celaleddin-i Rum

      TASAVVUF, bilmek değil bilmemek sanatıdır.
      Bildiklerinle ortaya çıkmak değil,
      bilakis bilmiyormuş gibi görünme sanatıdır.

      Benlik değil, hiçlik sanatıdır.
      Büyüme değil, küçülme sanatıdır.

      Kendini üstün hissetme değil,
      tam tersine kendini unutma sanatıdır.

      Herkese el öptürme değil,
      Herkesin kalbini öpme sanatıdır ..

      MEVLÂNA

      Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin,

      bugün dudağında başka bir tad var,

      boyunda başka bir yücelik.

      Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.

      Ayın gökyüzüne bugün sığmamış.

      Göklere benzeyen göğsün bugün daha geniş.

      Hangi yanından kalktın bu sabah, söyle,

      bir başka kavga var dünyada senin yüzünden,

      dünyada bir başka gidiş..

      Biz senin gözlerinden gördük

      arslanlara meydan okuyan o ceylanı,

      Başka bir ovası var o ceylanın bugün

      iki cihandan da dışarı.

      Seven insanın ayağı mı yok,

      işte ona ölümsüzlük kapandı.

      Yukarlarda onunla uçar gider.

      Gözlerinin denizinde onu arama.

      O inci bir başka denizde ..

      Bakarsın bugün sever bu yürek,

      yarın sevilir bakarsın ..

      Yüreğimin özünde başka yarınlar var ..

      Mevlana Celaleddin Rumi
    • Cemmre ol ISIT Gönlümü



      Cemmre ol ISIT Gönlümü

      Ey Yâr…….
      Sen Bir Şiirsin Yüreğime Yazılan. Hemde Mürekkebi Kan Olan. Ilık ılık Yüreğime Damlayan. Uzaklardan Rüzgar Getirir Kokunu, Kokun Ruhumu Titretir . Sen Bir Şiirsin Her Mısrada Hüzünlendiğim. Sen Bir Şiirsin Yüreğimde Fırtınalar Esen. Her Kelimesinde Aşk Kokan.
      Ey Yâr……
      Gözlerime En Yakışanım, Ahiretimin Meyvesi, Duâ Duâ Dökülesim Var Yüreğine,Amin Deyip Kabul Eder misin..? Sen Bir Şiirsin Elimi Sol Yanıma Koyup Aklımla Değil, Yüreğimle Yazdım Seni. Âşk Topuklarından Etine Kadar İşlemiş Bir Nasırdır. Yâ Canın Acıya Acıya Adım Atacaksın, Yâda Canını Acıta Acıta Söküp Atacaksın.
      Sen Bir Şiirsin, Yazsana Ey Yâr Ölürmüsün Bende Yada Öldürürmüsün Kendinde. Gel Ey Yâr Gönlümün Cemre’si Ol…! Önce Gözüme, Sonra Ruhuma En Sonunda Yüreğime Düş Isıt Yüreğimi Gel Ey Yâr.


      Biliyormusun Benim Adım Aşk. Mevlana Gibi Döndürür, Yunus Gibi Gezdirir, Mecnun Gibi Çöllere Düşürürüm. Varmı Aranızda Beni Tanıyan…?
      Benim Adım “AŞK”
      “AŞK “Diye Yazılır ” HAMUŞ “Diye Okunur……..
      ……… Ergün Küçüktopcu……….


    • Güller Şems diye açmıyorsa, gülün kokusunu neyleyeyim. Ayrılığı ağlatamayan gecenin karanlığını neyleyeyim… Şemssiz sofranın balını böreğini neyleyeyim. Beni kavurmayan acıyı neyleyeyim…

      Gözümü yakmayan gözyaşını neyleyeyim. Karanlığıma Şems olamayan yâri neyleyeyim, canını yoluma post eylemeyen dostu neyleyeyim. Şems gibi bakmayan gözü neyleyeyim. Yârenin yüreğine merhem olmayan sözü neyleyeyim.

      Kır kalemimi ey felek! Şems yoksa ne diye devran edersin âlemde. Zerrede âlemi, âlemde aşkı yaşamayan Âdem’i neyleyim.

      Sensizliğe alışmak… Her türlü teselli sözü bir ihanet geliyor kulağıma. Ne tuhaf ki dün seni bana kötüleyen diller, bugün sensizliğin efkârındaki Mevlâna’yı teselli için dil döküyorlardı. Her türlü teselli sözü bir ihanet geliyor kulağıma.

      Parmaklarım alev alev yanıyor. Kâğıt tutuşacak, mektup yanacak diye çekiniyorum. Cehennemden betermiş, seni kazanmak için senden uzaklaşmak.

      Kırk senedir beklediğimdin. Geç bulduğumdun. Şimdi yoksun. Daha kaç sene bekleyeceğim. Çöldeki kumlar kadar susuzum. Gelişin nisan yağmuru olsun.

      Hani dergahımızın havlusuna bakırdan koskoca bir taş koymuştun. Nisan yağmurları dolsun da orucumuzu bin bereketli yağmurla açalım diye. Gönlümün nisan yağmurlarıyla ıslanan gülü açmayacak mısın hâlâ?

      Sözlerin kulaklarında hâlâ taze. Kelimeler yıldız yıldız. Cümlelerin mehtapların en şahanesi. Tebessümün geliyor gözümün önüne. Vuslat gibi güzel bir sabah güneş gülüşlerin. Biz birbiriyle genişleyen, kenetlenen ve sonsuzlaşan tek ruhuz.

      Gel Şems, ayakların kudüm olsun, kolların rebap, soluğun ney olup vuslat müjdesini üfleyerek gel.

      Nasıl bir pınarsın sen Şems? İçtikçe susadığım. Nasıl bir ateşsin sen ey Şems? Yandıkça serinlediğim. Sen görünüşte etten kemikten ibaret bir insan; ama bütün insanlığı kalbinde taşıyan.

      Senin yüzünü görmedikten sonra, varsayalım ki yüzlerce dünya görmüşüm, ne çıkar?

      Güzelliğini kimlere sorayım senin, say ki herkese sormuşum, kim anlatacak? Sana kavuşmadıktan sonra tut ki cennette ebedîyim, hurilerle eşim, devlet yâr olmuş bana, ne çıkar bunlardan?

      Ayrılık bulutu senin ay yüzünü örttükten sonra, o bulut tut ki başıma inciler mücevherler yağdırmış, ne kârım olur bundan?

      Şu aşağılık büyücü karı olan dünya, madem ki yok olup gidecek bir gün, tahtını, bahtını, dünya hazinelerini bana bağışlamışlar kabul et, ne olur ki yani?

      Senin aşkın yüzünden bütün dünya beni kötülese pervam olmaz, say ki gerçek hakkında yüzlerce yalan söylenmiş, ne önemi olur bunların?

      Aşk suskunluğumdu benim! Aşk yangınımdı benim! Aşk vurgunumdu benim! Aşk yazımdı benim! Aşk yasağımdı benim! Aşk itirafımdı benim! Aşk heyecanımdı benim! Tek varlığım ve tek yokluğum… Yaram ve merhemim… Kazanmadığım; ama hep kaybettiğim. Evet, buydu aşk! Özledim, ey Şems özledim. Çık gel Allah aşkına!

      Aşkın insanı büyüttüğünü, olgunlaştırdığını da öğrendim artık. Bu yaşıma kadar kimse öğretmedi bana aşkın karşılıksız olduğunu. Sadece gönülden sevenin bu acıyla kavrulacağını, sevilenin ise sevildiğini bilmeyeceğini…

      Şükürler olsun “Sana” bana hayatta öğretilmeyenleri hissettirdin. Hiç kimse için yapamayacaklarımı yaptım. Pişman mıyım? Hayır, hiç pişman olmadım ve aşkı sonsuzluğuma saklarken bile mutluyum. Hayatımın son basamaklarında bana böyle bir aşkı yaşattın. Seni sevmeme izin verdiğin için teşekkür ederim…

      Mevlana Celaleddin Rumi k. s.
    • Ben seni çok özledim

      Ben seni çok özledim
      :Kirmizi-ISIK_S
      Sana sarılmayı, sarılıp koklamayı
      Sımsıcak kalp atışını
      Ellerimin arasından
      Akıp giden saçının titrek
      Tellerini özledim...
      ßAyrac8
      Ben seni çok özledim
      Derinliğinde kaybolduğum
      Gözlerine ne demeli bilmem.
      Mühür gözlerinde ki derinliği
      Beni sonsuzluğa sürükleyen
      Ansızın hüzünlerin en çıkmazına iten
      O derin ve güzel gözlerini özledim...
      ßAyrac8
      Ben seni çok özledim
      Sesindeki çocuksuluğu,
      Varlığındaki coşkuyu ile
      Kederin o muhteşem yoğruluşunu,
      Olmadık zamanlarda
      Olmadık benzetmelerini,
      Hikayelerini dinlemeyi
      Mesela ile başlayan
      Ve insanın ruhunu okşayan
      Hecelerinin kelime olmaya
      Koşuşunu özledim...
      ßAyrac8
      Ben seni çok özledim
      Yorgun bir akşamda
      Belki bir cumartesi gününde
      Yürürken yeşilliklerin içinde
      Seni solumayı seninle yürümeyi özledim...
      ßAyrac8
      Ben seni çok özledim
      Seni seviyorum deyişinin içindeki seni
      Ve şiirlerdeki her bir satırın,
      Ben Seni Çok Özledim
      ßAyrac8
      Sana dökülüşünü özledim.
      Ben seni çok özledim
      Yağmur yağarken üzerime
      Gözyaşlarımı bırakıp gökyüzüne
      Başka bir yağmurla sana yağsın diye
      Umut etmeyi özledim…
      ßAyrac8
      Ben seni çok özledim
      Kalbindeki insanlara rağmen
      Orada sıkışacak bir yer bulmak
      Ve dışarıda kalmamak için yaptığım
      Çırpınışları özledim…
      ßAyrac8
      Ben seni çok özledim
      Kahırlanıp içimi dökmeyi,
      Küsüp küsüp barışmamızı özledim.
      Seni kıskandığım günleri,
      Hayallerimin sultanını özledim...
      ßAyrac8
      Ben seni çok özledim
      Sesini özledim
      Konuştukça içimi rahatlatan
      Ben seni özledim
      Yanımdayken bütün dertlerimi unutturan
      Gözlerini Özledim
      Bir bakışınla içimde fırtınalar kopartan
      Saçlarını özledim
      Dokunduğumda içimi titreten
      Ellerini özledim
      Dokunduğumda ayaklarımı yerden kesen
      Ama en çok
      Ben senin sevgini özledim...
      ßAyrac8
      Ben seni çok özledim
      Şiirimi okuyan gözlerini özledim
      Beni sana getiren yollarını özledim
      Sorun değil mesafe dillerini özledim
      Kışın sonu bahardır mis kokunu özledim...
      ßAyrac8
      Ben seni çok özledim
      Baş başa kaldığımızda bakışını,
      Bana hasretle sarılışını,
      Gözlerinle gözlerime gülüşünü,
      Yüreğinden seni seviyorum deyişini özledim...

      :Kirmizi-ISIK_S

      Alinti

    • Kalbinde ki Güneşe Ser Beni Yarim

      Kalbinde ki Güneşe Ser Beni Yarim

      -_Sari-ISIK_S

      Sevdamı sarıveren yangınlarında
      Aleviyle kavurdu kor beni yarim
      Toz dumana karıştım rüzgarlarında
      Savrulan küllerimden sor beni yarim

      -_Pfeils-Red

      Suretimi görmüyor her iki gözün
      Neden dönmez oldu bana gül yüzün
      Yalan olmasın artık verdiğin sözün
      Gönül pencerenden gör beni yarim

      -_Pfeils-Red

      Çiçekler dallarında henüz solmadan
      Ömrümün miadı sensiz dolmadan
      Gel öldür hasretimi sevdam ölmeden
      Alıp da yüreğine sar beni yarim

      -_Pfeils-Red

      Yalnızlığın yükünü taşıyorum ben
      Ne yapsam sana doğru düşüyorum ben
      Buz tutan yüreğimle üşüyorum ben
      Kalbindeki güneşe ser beni yarim

      -_Pfeils-Red

      Aşkın ile yeniden tut ellerimi
      Sevda ışıklarıyla yak gözlerimi
      Kalbine işleyerek bu sözlerimi
      Nakış nakış gönlüne ör beni yarim

      ALINTI

      ßAyracGul5
    • "Uyandırma beni, biraz daha uyuyasım var" Karoglan Şiiri



      "Uyandırma beni, biraz daha uyuyasım var" Karoglan Şiiri
      :Kirmizi-ISIK_S
      Ey baharim Ey Cicegim
      Ey Ömrümün henüz Acamayan Gülü ,
      Ey ömrümün tomurcugu
      Ey Kardelenim
      Kışdan sonraki baharim
      sacima sakalima karlar düşdü,
      daha bahara varamadim
      insanlik uyansin diye son gayretimla ugraşıyorum
      Amma nafile, dünyanin yarisini bile uyandirmadim daha.
      Bazen diyorum işde :
      " ah o yar bir gelse
      Yastgima elini koysa
      dudakalrima sessiz bir öpücükle,
      Beni uyudugum rüyadan kaldirsa."
      Sonra korkuyurum
      hayir hayir eger ben uyanirsam
      bütün dünyada uyancak
      ve hicbirşey eskisi gibi olmaycak
      hani matrixde Morpheus Neoyu uyandirinca uykudan
      matrixden dişari cikinca
      artik hicbirşey eskisi gibi degil
      sirtimazdakiler bile elbiese olmaycak insanlik
      sümüklü böcek yyicek kadar sefalete düşecek
      cünkü dost ile düşman ayrilivercek
      ve isa ya düşman olanlar, bize de düşman ey yar
      Muhammede düşman olanlar, bizede düşman ey yar
      musaya düşman olanlar, bizede düşman ey yar
      dedim ya sacima sakalaim aklar düşdü
      ey kardelenim ey ömrürün sonuna konmuş kardelenim
      sen öyle bir meyva verdinki
      beni uykudan uyandiracak olan bir meyva amma
      ey Yar bak
      insanlik nasil bir güzel hale geldi
      televizyonlar internetler youtubeler müzikler filimler
      ucaklar saten elbilser katlar yatlar saraylar
      binbir ceşit lezzetli lokmalar RIZIKLAR
      kim ister bu mutluluk ve rüya sona ersin,
      ve kiyametin sabahina uyanalim,
      ve Mehdi kiyametin sabahinin habercisi olan kara horuz sevgilim
      ve dedimya karlar düşdü sacima sakalima
      henüz bir adim daha yol adlirmadim bu insangliga
      Amma bahar gelmeden güz rüzgarlari soldurursa güllerimi
      yapacak bir şey yok ey sevgili, ben o mehdi olamadimsa, sende bir meyva var
      ben uyandiramadimsa bu insanligi, o sendeki uyandirici olcak olan morpheuse iyi annelik et ve
      o morpheus insanlgi kurtaracak başka bir mehdiyi arayip bulacakdir belki
      sen ona varsage lik etmeye devam et ,
      yani gercekleri söylemeye devam et,
      o bir gün yetişip yeni morpheus olcakdir
      ve dip derinden bir mehdi alip cikaracakdir
      Ey sevgili ... gezdigi daglar meşeli diye bir şarki duydunmu sen
      gezdigin daglara dikkat et
      bak Adana mersin Hatay dolaylarinda
      Adama aciyi şerbet diye icirirler,
      aciyi yudum yudum icersinde
      şerbet sanirsin sen
      biz de şerbet pekmez şurubu,
      onlarda şalgam suyu

      işde bazende diyorum işde
      Bu rüya bitmesin
      Yarinda tatil zaten
      " Yarin Tatil, Uyandirma beni Sevgilim, Biraz daha uyuyasim var"

      Karoglan Şiiri

      Schrems, 7 Nisan 2017 Cuma

      Original Kar © glan

      :Rose-Bottom
    • ''ben Ki Ona Aşiğim''

      ''BEN Kİ ONA AŞIĞIM''

      Ben ki Ona Aşığım
      Mavi gözlerindeki bakışları mağrur
      Adımlarında titreyen toprak sesinde esen rüzgar
      Bir konuşması Bayrakları dalgalandıracak kadar cesur

      Ben ki Ona Aşığım
      Tarihe işledi yaptıkları
      Düşüncelerinde medeniyet sözlerinde Hürriyet var
      Demokrasiyle yoğurdu bu toprakları
      Bizlere bıraktığı eserde Cumhuriyet var

      Ben ki Ona Aşığım
      Yaptıklarını okudukça öğrendim kahramanlığı
      Öğrendikçe sevdim Bu Vatanı gökte dalgalanan Bayrağı
      O bir Asker O bir Komutan O bir Lider
      Sevdikçe korudum bizlere bıraktığı mirası

      Ben ki Ona Aşığım
      Ne okumaktan vazgeçerim nede yazmaktan
      Ne anlatmaktan korkarım nede haykırmaktan
      Bu Vatan'ın evladı Cumhuriyet'in bekçisiyim
      Ne Bu Topraktan vazgeçerim nede Bu Bayraktan


      MURAT GÜNEŞ




    • Ey Yar! Gönlüm gönlüne, ruhum ruhuna, Benliğim benliğine meftun. Aklım avare;inliyorumsen diye. Bir hicran çölünün ortasında kurumuşum. Bir hasret yangınında ben, Her gece kül olmuşum. Yok bu dertten kurtuluşum.
      Doruklarda kovulan garip ben miyim? Kaderin şaşkın bekçisi,
      Varoluşunu yokluğa bağlayan meczup muyum?

      ………………………….

      Yaşarken, beni gören seni ansın diyedir Mecnun oluşum.
      Girersem birgün ölüm yaşıma,
      Gören varsa, Leylamın gözlerini çizsin mezar taşıma.

      …………………………

      Sen Kalbini Demlik yap.
      Ben Çay Olur Bir Ömür Orda Demlenirim

      ………………………..

      Âşk bâkidir, YâR’i Seven GönüLde. . .
      Sevda, değil mi bu, Pir SÛLTÂN’ın her daim, dilinde

      ……………………….

      Âşk’ı ..!
      Anlatmaya Alimin
      Ömrü Yetmezken,
      Anlamaya Cahilin Gönlü Yeter mi.?

      ……………………….

      ‘Ey Rüzgâr_!…
      Eğer Sevdamın Şehrine Gidersen…
      Onun Şehrinde Deli Deli Esersen…
      ‘O’na De ki;
      Sevdalar Yaşanmasa da Birlikte,
      ‘Yaşanıyormuş Gönülde Gönlünce

      ………………………

      Ey gönlümün seferi yolcusu,

      Gönlüne giden yola girdi gönlüm

      Hasretin dem almışken içimde

      Taze bahar çiçekleri gibi açtın gönlümde

      Önce aklıma düştün, sonra yüreğime

      Ah gözümün değil, gönlümün gördüğü

      Şimdi vakt-i vuslat zamanı

      Duyuyor musun?

      Bu yollar, bu ayak sesleri vuslatın habercisi…

      ……………………..

      Esirgeyen ve bağışlayan ALLAH’ın adıyla başlasam duâ ma
      Başkalarından esirgeyip bağışlar mı rabbim seni bana?

      …………………….

      Ah hafîz…
      Söz gibi aşikar sükut gibi gizlisin kalbimde…
      Vesveseli bir kargaşasın dilimde…
      Şimdi dualar sürüyorum sükutunla beslediğin yaralarıma…
      Yazıp bittim…
      Söyleyip sustum…
      Ne duyuldum…
      Ne unuttum…

      …………………….

      Ey hüznünü çay tadında sevdiğim

      İftara bir cay demlede hüznümüzü içelim

      ……………………

      Oruç”Aşk”tır!
      İmsaktan iftara süren
      Sabır makamıdır
      Ezan duyulunca
      Tüm hücrelerin bayramıdır
      Mükafatı ise Allah’tandır

      ……………………

      Yârim…
      Vuslatimiz Bayram Olsun Diye..

      Ben Hergün Orucum Sana

      …………………….

      Anlıma Yazılan En Güzel Yazı Sensin
      Ey Yâr….!

      …………………..

      Senin Yüreğini Öyle özlüyorum ki
      Sanki aylardır hasretini çekiyorum.. Öyle içime bürünmüşsün ki,
      Derinden geliyor sevgin,
      Sende kaybolmuş benim yüreğim, Gözlerine bakmak mutluluğun gerçeği olsa gerek,
      Öyle özlüyorum ki, Gülüşünü, Yüreğini, Ellerini, Tebessümünü..
      Gel sevdiğim geceme gel, Gecemdeki ay’ımsın rüyama gel, Ruhuma gel can ver bana,
      Ellerini hissedeyim soğuk kış akşamında, Teninde tadayım aşkın çıkmazlarını, Hissedeyim nefesini.Öyle Özlüyorum ki ;bu sefer ki bambaşka.

      …………………..

      Sen’i
      Herkese benzetecek kadar değil
      Baktığım her yerde
      Sen’i…görecek kadar Sevdim.

      …………………..

      Ben
      Aşkı uzaktan tattım .
      El tutmadan
      Sarılmak nedir bil(e)meden ,
      Göz göze bile gel(e)meden !

      Uzaktan_Sevdim_ben!

      Karşılık beklemeden ,
      Bir şeyler istemeden ,
      Aşkı hiç kirletmeden !
      Uzaktan kurdum tüm hayallerimi.
      Belki
      Bedenim değil !
      Ruhum du hisseden .

      Dedim ya
      Uzaktan sevdim ben …

      …………………..

      Herkes #”İLK” olmak ister ,

      İlk AŞK“

      Oysa ilk geçicidir .

      Sahip olduğunuz hangi ilk hala sizin (?)

      Ama kimsenin istemediği SON” farklıdır

      Çünkü ondan ötesi yoktur.

      Heyecandan avuçlarınızın terleyerek tuttuğu

      İLK” elle değil ,

      Güvenerek sımsıkı tuttuğunuz ,

      SON” elle girersiniz mezara

      …………………..

      Zengin şiirlerim yoktur benim,yɑzɑmɑm sɑnɑ ɑltın uçlu kɑlemle.Fɑkirdir şiirlerim, bir cebi delik.Üstü bɑşı yırtıktır sözlerimin.ɑmɑ temizdir dizelerim,ɑmɑ sıcɑktır sɑnɑ yüreğim.Ve bu hɑyɑtı seviyorum senle,sɑkın hiç bir yere gitme.. Sɑnɑ gelince.. Sen, tek bir cümleye sığdırılɑmɑyɑcɑk kɑdɑr büyük duygulɑrımın sɑhibi, bir cümleyle ifɑde edilemeyecek kɑdɑr kɑdɑr özel birisin. Sen insɑnın kendinden bile önce sevebileceği biri. Sen iyiki vɑrsın…

      …………………..

      İnsan Bir Gözlerine Dolanı
      Birde Yüreğine Kördüğüm Olanı Anlatamaz.
      Sadece Susar.

      …………………..

      İnsanın kalbinden daha büyük çöl
      İnsanın kalbinden daha derin göl var mı ki .?
      Yangın da burada, yağmur da.

      ……………………

      Söyle Vuslatı Ahirete Ertelemiş Yâr
      Seni ALLAH İçin Çok Sevdim Diyemi
      RABB ‘ ime Giden Yolda !
      İmtahanımsın

      ………………….

      Ergün Küçüktopcu



    • Ey Aşk Türbesinin Suskun Türbedarı..!
      Üşüyen Yüreğimi Aminlerimle, Dualarımla, Istabilirmi Melekler Hüzün Kokan, Aşk Kokan, Muhabbet Kokan Saçlarını….
      Aşk Damlayan Yâr’amı Görür Elbet Yaradan. Gel Sokul Ruhuma Hicranla, Özlemle, Aşkla, Hüzünle, Sevgiyle Sokul…..
      Ey Hasretinin Ağırlığıyla Bedenime Zerk Edilen Müptela Olmuş Suskunluğumun İmtahanı….
      Ey Aşkın Ateşine Har Olan, Maşuğum, Aşka Dem Vuran Zakirim, Muhabbetim, Sevdam, Zevci İhtimalim, Kaderime Yazılanım, Mucizem, Berzahtaki Tanışanım, Ey Ötelerin Ötesine Varamayışım, Ey İsmini Aklımdan Silemeyişim, Ölümsüz Diyarım, Yusuf Gibi Kuyulardan Geçen Cananım. Mahşerde Dudağından Sükût Damlayanım,
      Ey benim Vuslatım, Sen Benim Kalbime Meftun, Nefesimden Çok Uzaklardaki Okunan Selamsın. Geçme Benim Yüreğimden, Soğumasın Yangınlarım.



      Uzaklıklar İmtahanıdır Aşkı Nar’ın. Vaz Geçme Sakın Aşkın Divanından.
      Ey Benim Aşk Makamım..!
      Şehadetim, Muhammedi Muhabbetim, Aynasına Sır Olan Suretim, Kevseri İkram Edenin Davetine İcabet Edişim, Vuslatına Can Koyduğum, Gönül Sızım.
      Özlemlere Seni Fısıldamaktı Niyetim, Tüm Güzellikleri Senden Bilmekti, Nefsânî Arzulardan, Varolana Sığınmaktı Yüreğim,,,,
      Hergün Zamane Aşıklarına İnat Senin Sevgine Engel Olmuyorum Diyen İki Cihan Serverine Kördüğüm Olmaktı Aşk. Görmüyorsan Yangınımı Kudüs Yürekli Yarim, Öptüm Ölümü Artık Dudaklarımdan Azraile Sor İstersen, Kefenim SeN Kokacak, Gömün Ölümün Turâbına Beni.
      Ey Cismi Haram Aşkı Helal Olanım.
      Ey Benim Hicretim Hakk İle Yürürsen Nefesim Muhacir Göğsüm Ensar.
      Son Nefestir Aşk…..!




    • Lâ tahzen! (Üzülme!)
      İnsanlar senin kalbini kırmışsa üzülme!
      Rahman: (c.c), "Ben kırık kalplerdeyim" buyurmadı mı?
      O halde ne diye üzülürsün ey can?
      Gündüz gibi ışıyıp durmak istiyorsan;
      Gece gibi kapkaranlık nefsini yak!.
      "Derdim var" diyorsun;
      Dert insanı Hak'ka götüren Burak'tır; sen bunu bilmiyorsun.
      Sanma ki dert sadece sende var.
      Şunu bil ki;
      Sendeki derdi nimet sayanlar da var.
      Umudunu yıkma; Yusuf'u hatırla.
      Dert nerede ise deva oraya gider.
      Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider.
      Soru nerede ise cevap oraya verilir.
      Gemi nerede ise su oradadır.
      Suyu ara, susuzluğu elde et de sular alttan da yerden de fışkırmaya başlasın.
      Dünya malı Allah'ın tebessümüdür: ona bak! Ama sarhoş olma...
      Lâ tahzen! (Üzülme!
      Irmağa deniz, denize okyanus sığmaz. .
      "Aşık" olmayana anlatsan da "Ben" "Sen" anlamaz.
      Hakka ulaşmak için yoldur desen kimse inanmaz…
      Gönlünde zerre-i miskal şems olmayan;
      Yanmaz, yanamaz…
      Ayağın kırıldı diye üzülme!
      Allah senden aldığı ayak yerine belki sana kanat verecek.
      Kuyu dibinde kaldın diye üzülme!
      Yusuf kuyudan çıktı da Mısır'a sultan oldu, unutma!
      İstediğin Bir şey; Olursa Bir Hayır,
      Olmazsa Bin Hayır Ara...
      Geçmiş ve gelecek insana göredir. Yoksa hakikat âlemi birdir. Bu âlem bir rüyadır. Zanna kapılma ey can! Rüyada elin kesilse de korkma, elin yerindedir. Dünya bir rüya ise, başına gelen felaketler de geçicidir. Neden çok üzülürsün ki? Herşey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vaz geçme:
      - Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir.
      Bu âlemin, bu kâinatın kitabı sensin:
      Aç da kendini oku ey can!
      Kâinatın en uzak köşesi, senin içinde ufak bir nokta…
      Ama sen bunun farkında bile değilsin.
      Derdin ne olursa olsun korkma!
      Yeter ki umudun ALLAH olsun…
      Herkes bir şeye güvenirken;
      Senin güvencen de ALLAH olsun.
      Hiçbir günah, ALLAH'ın yüce merhametinden büyük değildir ama;
      Sen yine de günah işlememeye bak!
      Lâ tahzen! (Üzülme!)
      Derdin ne olursa olsun bir abdest al, nefes gibi...
      Ve bir seccade ser odanın bir kösesine, otur ve ağla,
      Dilersen hiç konuşma...
      O seni ve dertlerini senden daha iyi biliyor unutma.
      Dua ederken O'na kırık bir gönülle el kaldır.
      Çünkü Allah'ın merhamet ve ihsanı, gönlü kırık kişiye doğru uçar.
      Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozu kovmaktır.
      Allah tozunu alıyor diye, niye kederlenirsin EY CAN!?
      Lâ tahzen! (Üzülme!)
      Bir şey olmuyorsa:
      Ya daha iyisi olacağı için,
      Ya da gerçekten olmaması gerektiği için olmuyordur.
      Şu uçan kuşlara bak! Ne ekerler, ne biçerler...
      Onların rızkını düşünen Allah; seni mi ihmal edecek sanırsın!
      Yeter ki sen istemeyi bil...
      Belalar sağanak yağmurlar gibi yağar.
      Ancak başını ona tutabilenler aşk kaydına geçerler.
      Belâ yolunda muayyen bir menzildir âşık.Her nereden gam kervanı gelse de.
      Aşk derdinde olan kişi;
      Baş derdinde değildir…
      Yapılma, yıkılmadadır;
      Topluluk, dağınıklıkta;
      Düzeltme, kırılmada;
      Murat, muratsızlıktadır;
      Varlık, yoklukta gizlidir…
      Ne kötüdür insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz kalması.
      Ne kötüdür zamanın bir an kadar yakın,
      Bir asır kadar uzak olması.
      Ve bilir misin?
      Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması.
      "Ben", deyip susması…
      "Sen". deyip ağlamaklı olması…
      Eğer sen Hak yolunda yürürsen, senin yolunu açar, kolaylaştırırlar.
      Eğer Hakk"ın varlığında yok olursan, seni gerçek varlığa döndürürler.
      Benlikten kurtulursan o kadar büyürsün ki âleme sığmazsın.
      İşte o zaman seni sana, sensiz gösterirler.
      Sevginin diğer bir adı da sabırdır:
      Açlığa sabredersin adı "oruç" olur.
      Acıya sabredersin adı "metanet" olur.
      İnsanlara sabredersin adı "hoşgörü" olur.
      Dileğe sabredersin adı "dua" olur.
      Duygulara sabredersin adı "gözyaşı" olur.
      Özleme sabredersin adı "hasret" olur.
      Sevgiye sabredersin adı "AŞK" olur...
      Ne istersem ben Mevlâ'dan isterim.
      Verirse yüceliğidir. Vermezse İmtihanımdır…
      Allah'tan bir şey istersen:
      Kapı Açılır, sen Yeterki Vurmayı Bil!...
      Ne Zaman dersen bilemem ama,
      Açılmaz diye umutsuz olma,
      Yeterki O Kapıda Durmayı Bil...!

      ALINTI