Akıl, İman İçindir!

    • Akıl, İman İçindir!



      Akıl, İman İçindir!,Niçin bütün Hristiyanlık, Yahudi, batı alemleri ileri gittiler, Müslümanlar, İslam alemi geri kaldılar? , Ama İslam alemi, maalesef ,yıllardır anlatılan yanlış, bir tanrı anlayışı, dolayısıyl, her şeyi ,yukarkinden bekliyorlar, Ötedekinden bekliyorlar,

      Akıl, İman İçindir!

      Vehim kuvveti yani "yoku varsanıp, varı yok sayma" özelliğinin üstesinden gelecek olan insandaki güç; akıl değil, imandır!

      Vehim; akıl ve ona dayalı olan tefekkür mekanizması üzerinde rahatlıkla tasarruf ederken, fiilleri direkt yoldan etkileyen iman karışısında daima yenik düşer!

      İşte bu yüzdendir ki, "Dini anlaması için akıllıya teklif yapılmış ve iman ederek yürümesi" önerilmiştir!

      İnsanın gerek Dünya yaşamındaki cehennemî süreç ve gerekse de ölüm ötesi yaşamındaki cehennemi hep onda galip gelen vehim kuvvesinin sonucudur! Bunun sona erdirilmesi ise yalnızca iman kuvvesi ile mümkündür!

      Video Metnini Görmek İçin Tıklayın
      İster dünya yaşamım olsun, isterse ahirete bakış açım olsun, bunların tamamını "akılcılıkla" yaparım! Ama "İMAN BAHSİ" aklın durduğu yerdir. Rasulullah aleyhisselam bize, İslam adıyla bildirilen sistem ve düzeni, İMAN ESASINA dayalı biçimde nakletmişir. Niçin iman?

      AKIL, iman içindir! İMAN, özündeki hakikatin olan Allah'ı anlayıp bilebilmen içindir! Akıl her şeyi bir kıyasa sokarak, bir örneğe, bir misale, beş duyunun algılayacağı bir nesneye bağlayarak çözümleme yoluna gider.
      Ama Allah’ı idrak edip, hissedip yaşama konusunda akıl bir şey yapamaz. Orda iman geçerlidir. Aklın acze düştüğü iki yer vardır.

      Müslümanlığı kabul eden, Rasulullah'ı Rasul ve Nebi olarak kabul eden, namaz kılan, oruç tutan, "Rasulullah'ın yanıbaşında yaşayan kişilere", Bakara suresi 8. ayetiyle, "İnsanların bir kısmı 'B harfinin işaret ettiği anahtar' doğrultusunda Allah'a ve geleceğimizin ne olacağı konusunda iman ettik derler ama onlar 'B sırrına' dayalı olarak iman etmemişlerdir" denerek ne vurgulanmaktadır?

      Sadece olay “Ben Rasullullah’a inandım, O’nun bildirdiğine iman ettim” demekle bitmiyor iş. O 'B' harfinin işaret ettiği anlam doğrultusunda Rasullullah’a iman etmek önemli. Bu imanın getirisi ne?

      “Yüzünü, vechini, şuurunu, bilincini neye döndürürsen döndür, hepsinde Allah’ın vechi yani O’nun isimlerinin manalarının açığa çıkmış hali mevcuttur. Bunu göremiyor musun?” diyor.

      Seni yakan herşeyden senin kurtulabilmen iman ile mümkündür. İnsanın başarı sırrı özündeki Allah'a inanmasındadır.
      İman gücü kadar üstün bir güç yoktur. Çünkü iman edilen şey senin varlığındaki ilahi kuvvelerdir.

      Niçin bütün Hristiyanlık, Yahudi, batı alemleri ileri gittiler, Müslümanlar, İslam alemi geri kaldılar?

      Ama İslam alemi maalesef yıllardır anlatılan yanlış bir tanrı anlayışı dolayısıyla her şeyi yukarkinden bekliyorlar. Ötedekinden bekliyorlar. Göktekinden bekliyorlar ve sırtüstü yatıyorlar.
      Özünüzdekine iman edin. Özünüzdekini tanıyın. Özünüzdeki Allah’ı bilin, anlayın, kavrayın. İşte kurtuluş yolu burasıdır. Başarı yolu burasıdır.
      Kur'an Arapça gelmiştir amma, içindeki sırlar "ALLAHÇA" olarak bildirilmiştir. Allahça'yı öğrenmeyip, bilmeyip, kabiliyet veya fıtratları elvermediği için bunu fark edemeyenler, olayın şeklinde kalmışlar, olayı din kavgası şekline sokmuşlar, taa olayı terörizme kadar götürmüşlerdir.
      Lütfen Allah Rasulu Muhammed Mustafa (a.s)'ın, o yeryüzüne gelmiş en muhteşem beynin, o yeryüzüne gelmiş en muhteşem ilim çıkaran zatın ne getirdiğini anlamaya, hissetmeye çalışın.

      Kaynak:

      Ahmed Hulusi