Hz. Mehdi ve "U" Sırrı - Hz. Mehdi 2 Kez insanlarin Gözünden Kaybolacaktır Risalesi

    This site uses cookies. By continuing to browse this site, you are agreeing to our Cookie Policy.

    • Hz. Mehdi ve "U" Sırrı - Hz. Mehdi 2 Kez insanlarin Gözünden Kaybolacaktır Risalesi



      Hz. Mehdi ve "U" Sırrı - Hz. Mehdi 2 Kez insanlarin Gözünden Kaybolacaktır Risalesi

      Bir Rüya ve Yorumu

      Çoktandır Rüya Falan Görmüyordum, geçen haftalarda bir gün Rüya gördüm, Dost TV de Program yapan "Seyfettin Bulut" amca ile bir evin arka tarafindaki alt kat, hatta bodrum katinin oldgu yerde durmuşuz, aşagisi ucurum gibi birşey, ve ayaklarimizi aşagi sallamişiz oturuyorduk, Seyfettin amca arkadaki pencere deligine elini uzatti, delikde de penceresi yok, daha ev, sanki yeni inşaat gibi, ve oradan iceri elini uzatti, iceriden bir adet, saydam mike, kapakli, kücücük tencere gibi, sanki şekerlik gbi birşey cikardi, ve üzerinde iki tane arapca yazi var, bir tanesi tam ortada, bir taneside onun kenarini dolancak şekilde yazili, sanki yakarak oyulmuş gibi, ve dedi seyfettin amca : " bak bu yaziyi Saidi Nursi kendi yazmiş." diyor ve uzatiyor, bende elime aliyorum, ve o sonra O tekrar geri almak istiyor, ve bende diyorum, emanete biraz daha dokumuş olayim diye, vermek istemiyorum, biraz daha dokunayim diyorum, ve diyorum " emanete sahip cikabilirsek, bana verirmisin, benim olabilirmi?" diyorum, oda elimden aliyor, ve tekrar arkaya uzaniyor, oradan bu sefer bir tane, sanki bir cerceve gibi, kare şeklinde paketlenmiş, bir köşesinde saman kagidi renkde paketi gözüküyor, arkasi o kagittan galiba, önü ise acik, iple baglanmiş, onu bana veriyor, Allahu alem bu da Beduzzaman Saidi Nursi nin sakkosuymuş, ve ben yukari cikiyon, ve arka tarafa o eve giriyorum, ve sanki ev mi! dükkan mi desek, ve bakiyorum, dükkan gibi görünce, sahtemi bu! benzerini cogaltmişlarda, hatira diye satiyorlarmi diye bakiyorum, ama eşi veya başka benzeri yok, orda iki tane daha adam var , ve aşagi bakiyorum Seyfettin hoca kaybolup gidiyor.
      Rüya bu kadar uyana geldim.
      ve uyandikdan sonra, maneviyatta Seyfettin hocay seslendim , sen bu rüyaya girmeyi nereden ögrendin dedim, ben dedi, senin tarif ettigin gibi 13 estagfirullah cekip yumdum gözümü, sana kalbimden yöneldim, rabita ettim dedi, ve sonra ona dedim,

      "Bu cübbe, yada sakko, yada ceket, Saidi Nursi nin zillet hirkasi mi? yoksa izzet hirkasi mi? dedim. Eger zillet hirkasi ise, ben istemem dedim, yani onu hapis hapis gezdiren cübbe ise, onu giyecek, ve ona sahip cikacak başka birini bulun, ben onun izzet hirkasini isterim, ve niye (Saidi Nursi) kendi gelmedi emaneti vermeyede, sen geldin dedim, ve baglanti koptu sonra.
      Hayirlara vesile eyle Allahim.



      yani Saidi Nursi de bir "u" var, ve onu zindan zindan gezdirmiş ve medreseyi yusufiyeyi kurmuş.
      ve YUSUF isminde de iki "u" var, yusuf iki zindan da veya kuyu da u gibi, kuyuda bulunmuş, yani önce birinci u : kardeşlerinin attigi üstü acik kuyu zindani, birde ikinci u : ve züleyhanin attirdigi, ikinci zindan, üstü kapali zindan veya kuyu züleyhadaki ü gibi, ve bu emaneti bize getiren adam Seyfettin Bulut tada iki u var, yani emanet(Yusufluk emaneti) emaneti taşiyabilcek olanda saklanir, yani u u isimlilerde saklanabilir.
      ve bizimde ismimizde degilde, soy ismimizde bir u var yani Raşit Tunca nin "U" su,yani soyumuz Hz. Yusufa da dayaniyor, (Raşidi Tarikatının Kurucusu ve Piri Karoglan Hocanin Silsileyi Üla sındaki 21. batumunda Hz. Yusuf Vardir)
      :arrow_1
      Buradan bak

      ve deniyor ki mehdi icin, mehdi iki defa ortadan kaybolur, ikincisi birinciden daha uzun olur, ve herkes onu aramaya cikarlar, ve onu evinde bulup, alip cikarip ona biat ederler.

      Ebi Abdullah Hüseyin bin Ali'den rivayet edildi:

      Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

      “HZ. MEHDİ 2 KEZ İNSANLARIN GÖZÜNDEN KAYBOLACAKTIR.

      Bir seferinde o kadar uzun bir zaman görülmeyecek ki, kimisi onun öldüğünü, kimisi de bırakıp gittiğini zannedecek...”

      Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman isimli kitabın Süleymaniye Kütüphanesi'nde bulunan el yazılı bir nüshasında mevcut olan bu hadis ile, Hz. Mehdi'nin 2 kez insanlardan ayrı kalacağı bildirilmiştir. Yani Hz. Mehdi insanların gözünden uzak bir konumda olacaktır. Hadislere göre bu kaybolmaların birincisi kısa, ikincisi ise daha uzun olacaktır:

      Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

      AL-İ MUHAMMED'İN KAİM'İNİN (HZ. MEHDİ'NİN) İKİ GAYBETİ VARDIR. BİRİSİ DİĞERİNDEN DAHA UZUNDUR...

      (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 199)

      Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

      "Bu kıyamın sahibinin (Hz. Mehdi'nin) iki gaybeti vardır. BİR GAYBETİ (bu gizli kaldığı dönem) O KADAR UZAYACAK Kİ şöyle diyecekler: "Öldü." Bazıları diyecek ki: "Öldürüldü." Bazıları diyecek ki: "Gitti..."

      (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 198)

      Ahir zamanda İslam ahlakının insanlar arasında yaygınlaşması için mücadele eden Hz. Mehdi'nin, böyle bir görev üstlenmişken kendi isteğiyle insanlardan ayrılmayacağı açıktır. Dolayısıyla Hz. Mehdi'nin insanlardan uzak kalmasının, kendi iradesi dışında zorla (Evine hapsedilmesiyle) gerçekleşeceği anlaşılmaktadır. Peygamberimiz, Hz. Mehdi'ye bu yüzden "GAİB", yani "kaybolan hapsedilen, hapsedilmek suretiyle insanların gözünden kaybolan" demiştir. Bu yüzden Hz. Mehdi'nin lakabı ve isimlerinden biri "GAİB"dir.

      Kuran'daki Yusuf Suresi'nde de Hz. Mehdi'nin bu kayboluşuna işaret edilmektedir. Hz. Yusuf da Hz. Mehdi gibi, biri kısa diğeri uzun süre iki defa insanların gözünden kaybolmuştur. Birincide, Hz. Yusuf kuyuya bırakılmış, kısa bir süre sonra oradan geçen kafile onu oradan çıkarmış, ikincide ise haksız yere zindana atılmış, uzun bir müddet orada kalmıştır. Fakat sonradan masumluğu anlaşılarak, zindandan da çıkartılmıştır:

      “Nitekim onu götürdükleri ve kuyunun derinliklerine atmaya topluca davrandıkları zaman, Biz ona (şöyle) vahyettik:

      أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

      فَلَمَّا ذَهَبُواْ بِهِ وَأَجْمَعُواْ أَن يَجْعَلُوهُ فِي غَيَابَةِ الْجُبِّ وَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِ لَتُنَبِّئَنَّهُم بِأَمْرِهِمْ هَذَا وَهُمْ لاَ يَشْعُرُونَ

      Euzubillahimineşşeytanirracim
      Bismillahirrahmenirrahim

      Fe lemmâ zehebû bihî ve ecmeû en yec’alûhu fî gayâbetil cubb(cubbi), ve evhaynâ ileyhi le tunebbiennehum bi emrihim hâzâ ve hum lâ yeş’urûn

      Meali :

      Yûsuf’u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, “Andolsun, (senin Yûsuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine (Cübbe bahsi ile) haber vereceksin” diye vahyettik.

      Sadakallahul Aziym YUSUF Suresi 15. ayet

      أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

      ثُمَّ بَدَا لَهُم مِّن بَعْدِ مَا رَأَوُاْ الآيَاتِ لَيَسْجُنُنَّهُ حَتَّى حِينٍ

      Euzubillahimineşşeytanirracim
      Bismillahirrahmenirrahim

      Summe bedâlehum min ba’di mâ raevul âyâti le yescununnehu hattâ hîn

      Meali :

      Sonra onlar, Yûsuf’un suçsuzluğunu ortaya koyan delilleri gördükten sonra yine de mutlaka onu bir süre zindanda tutmayı uygun buldular.

      Sadakallahul Aziym YUSUF Suresi 35. ayet

      Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

      Mümin şahıs (Hz. Mehdi) Deccal'i görünce:

      "Ey insanlar! Resulullah'ın zikrettiği Deccal işte budur" der.

      Deccal hemen onunla ilgili emrini verir de o zat karnı üzerine uzatılır ve arkasından:

      "Onu alın da yaralayın" der.

      Artık O ZATIN SIRTI VE KARNI DÖVE DÖVE GENİŞLETİLİR. Bu sefer onu iki eli ve iki ayağı ile yakalar da fırlatır atar. İnsanlar Deccal'in onu bir ateş içine attığını sanırlar. Halbuki o bir cennet içine atılmıştır.

      (Hz. Mehdilik ve İmamiye, İbrahim Süleymanoğlu, s. 40)

      Peygamber Efendimiz hadisinde tüm baskı ve saldırıların Hz. Mehdi'yi daha da güçlendireceğine böyle işaret etmiştir. Hadiste mecazi anlamda kullanılan, Hz. Mehdi'nin "sırtı ve karnından dövüle dövüle genişletilmesi" ifadesi, aleyhinde kurulan tüm tuzakların Hz. Mehdi'yi daha da güçlendireceğine, tebliğinin etkisini daha da artıracağına işaret etmektedir.

      أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

      وَإِذْ يَمْكُرُ بِكَ الَّذِينَ كَفَرُواْ لِيُثْبِتُوكَ أَوْ يَقْتُلُوكَ أَوْ يُخْرِجُوكَ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ اللّهُ وَاللّهُ خَيْرُ الْمَاكِرِينَ

      Euzubillahimineşşeytanirracim
      Bismillahirrahmenirrahim

      Ve iz yemkuru bikellezîne keferû li yusbitûke ev yaktulûke ev yuhricûke ve yemkurûne ve yemkurullâh(yemkurullâhu), vallâhu hayrul mâkirîn.

      Meali :

      Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Şehrin’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı ya. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da onlara tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.

      Sadakallahul Aziym ENFÂL Suresi 30. ayet


      Kan dolu ortamdan kurtulmak için Hz. Mehdi’ye sarılacaklar ve tek kurtuluşun onda olduğunu bilecekler. Peygamberimiz hadislerinde Hz. Mehdi’ye biatın kendisi istemediği halde yapılacağı bildirmiştir. Bu da gösteriyor ki Hz. Mehdi, kendisini hiçbir zaman Hz. Mehdi olarak ilan etmeyecektir. Hatta insanlar ona gelip "alametler sende mevcut, sen Hz. Mehdi'sin" dedikleri halde o yine reddedecektir. Hz. Mehdi’ye sık sık "Alametler sende mevcut " diyerek Hz. Mehdi olduğu iddiası getirilecektir, fakat o, ısrarla söylenen bu iddiayı kabul etmeyecektir. Ancak "ölümle tehdit" edildikten sonra, insanların kendisine biat etmesini kabul edecektir. Hz. Mehdi’ye nasıl biat edileceği konusunda peygamberimizin hadisleri şöyle;

      Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

      İnsanlar nihayet Hz. Mehdi (as)'a gelirler ve Rükun ile Makam arasında, kendisi istemediği halde ona biat edeler. "Eğer kabul etmezsen, boynunu vururuz" derler. Yer ve gök ehli ondan razı olur.

      (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler, Kahraman Neşriyat, s. 31)

      Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

      Hz. Mehdi (as) ancak baskı ile başa geçmeye razı olacaktır.

      (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 48)

      Halifenin ölümü anında ihtilaf olur. şehri halkından bir kişi koşarak ortaya çıkar. şehri halkından bir grup onu (Hz.Mehdi (as)'ı), istememesine rağmen (bulunduğu yerden) çıkarırlar. Güneş Hacer-i Esved'le Makamı İbrahim arasında iken şehrinde ona (Hz. Mehdi (as)'a) biat ederler. (Kara ile ak arasinda, ya seher vakti, yada grub vakti yani ikindi den sonra manasindadir bu )

      (Sünen-i Ebu Davud, 5/94; El-Kavlu'l Muhtasa Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)

      ... Ve sonra istemediği halde biatlarını kabul eder. Eğer siz ona yetişirseniz, ona biat ediniz. Çünkü o yerde de gökte de Hz. Mehdi (as)'dır.

      (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler, Kahraman Neşriyat, s. 35)

      ... Onu tekrar şehrin'de bularak yine, "Sen falan oğlu falansın, annen de filan kızı filanedir, sende şu şu alametler vardır, birinci defa bizden kurtuldun uzat elini sana biat edelim" derler. Bunun üzerine o "Ben aradığınız değilim" der ve tekrar şhrine gider.(Bu olay O yani Mehdi Misirdaki Dusukiye tarikatina intisab ettiginde, şeyhini ziyaret esnasinda olmuş ve yaşanmiştir) şehrin'de yine aranınca tekrar MISIRDAN şehrinee döner. şehrinde de kendisini Rükunda ( yani geri döndügü yerde) bularak şöyle derler: "Eğer biatlarımızı kabul etmezsen, bizi aramakta olan ve başında Haddam'dan birisinin bulunduğu Süfyani ordusuna karşı korumazsan, günahlarımız senin üzerine ve kanlarımız da boynuna olsun" derler. Bunun üzerine Hz. Mehdi (as), Rükun ile Makam arasına oturur (yani onun evi Kabenin rüknu yemanisi ile, ters istikametteki makami ibrahim arasina denk gelir) ve evinden elini uzatarak biatları kabul eder.

      (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 39-40)

      Fitne içindeki insanlar kan akıtıldığı bir zamanda evinde oturmakta olan Hz. Mehdi (as)'a gelir ve "Bizim için kalk artık"der. O ise kabul etmez, ancak ölümle tehdit edildikten sonra onlar için kalkar. Ondan sonra artık kan dökülmez.

      (İbn Ebi Şeybe, c. VII, s. 531; Abdurrezzak H. 20771, c. XI, s. 372; Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 52,53)

      Hz. Fatima'nın soyundan gelen Hz. Mehdi (as), şehrinde meydana çıkarılır ve istemediği halde kendisine biat edilir.

      (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 52, 53)

      أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم


      مَا أَصَابَ مِن مُّصِيبَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ اللَّهِ وَمَن يُؤْمِن بِاللَّهِ يَهْدِ قَلْبَهُ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ

      Euzubillahimineşşeytanirracim
      Bismillahirrahmenirrahim

      Mâ esâbe min musîbetin illâ bi iznillâhi, ve men yu'min billâhi yehdi kalbehu, vallâhu bikulli şey'in alîm

      Meali :

      Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah’a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

      Sadakallahul Aziym TEGABUN Suresi 11. ayet

      أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

      وَقُلِ الْحَقُّ مِن رَّبِّكُمْ فَمَن شَاء فَلْيُؤْمِن وَمَن شَاء فَلْيَكْفُرْ إِنَّا أَعْتَدْنَا لِلظَّالِمِينَ نَارًا أَحَاطَ بِهِمْ سُرَادِقُهَا وَإِن يَسْتَغِيثُوا يُغَاثُوا بِمَاء كَالْمُهْلِ يَشْوِي الْوُجُوهَ بِئْسَ الشَّرَابُ وَسَاءتْ مُرْتَفَقًا


      Euzubillahimineşşeytanirracim
      Bismillahirrahmenirrahim

      Ve kulil hakku min rabbikum fe men şâe felyu'min ve men şâe felyekfur innâ a'tednâ liz zâlimîne nâran ehâta bihim surâdikuhâ, ve in yestegîsû yugâsû bi mâin kel muhli yeşvîl vucûhe, bi'seş şerâb(şerâbu) ve sâet murtefekâ

      Meali :

      De ki: “Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir.

      Sadakallahul Aziym KEHF Suresi 29. ayet