Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
W - X - XY - Y - Z Kuşakları Nedir?
#1
20-2014icon 
[Resim: W%20-%20X%20-%20XY%20-%20Y%20-%20Z%20%20...0nedir.png]

W - X - XY - Y - Z Kuşakları Nedir?

Kuşak, jenerasyon veya nesil farkları her zaman çatışmalara neden olmuştur. Bu çatışmaları bilimsel olarak açıklamak üzere de belli bir dönemde dünyaya gelen insanlar belli gruplarda toplanmaya çalışılmıştır. Önceleri sadece X, Y ve Z kuşaklarından bahsedilirken kapsam biraz daha genişletilmiştir ve bugün başlıca şu kuşaklardan söz edilmektedir:

Sessiz kuşak
BB kuşağı (Baby Boomers)
X kuşağı
Y kuşağı
Z kuşağı

Her bir kuşak ait olduğu dönemin sosyal veya kültürel yapısını yansıtmaktadır. Bu kuşaklar arasındaki farklılıklar her dönemde veya her çağda belirgin olarak hissedilmektedir. Kuşaklar arası çatışmalar hep olmuştur. Ancak bir önceki kuşağın her zaman bir sonraki kuşağı anlamaya çalışması beklenmiştir.

Genel olarak yukarıda tanımlanan kuşaklar ait oldukları dönemlere göre konumlandırılır. Ancak burada alışılmışın dışına çıkılmış ve kuşaklar, teknoloji ile olan ilişkileri esas alınarak tanımlanmaya çalışılmıştır.

Sessiz Kuşak

Bu kuşak 1925 ile 1945 yılları arası dönemi kapsar. Bu yıllar savaşları ve yokluğun hüküm sürdüğü yıllardır. Bu kuşaktaki insanlar başarmak, güç kazanmak ve daha iyi bir sosyal statü elde etmek için fazlası ile hırslıdır. Ailevi ve milli duygular açısından tutucudurlar. Güven problemleri vardır. Kurallara uymak ve namuslu olmak çok önemlidir.

Sessiz kuşak, teknolojiye karşıdır ve her zaman geleneksel yapıyı savunur. Aslında büyük teknolojik gelişmeler henüz yoktur. Aydınlatmada gazlı lamba kullanılmaktadır. Böyle olunca bu kuşak için teknolojik gelişmeler çok da anlam taşımamaktadır.
BB Kuşağı (Baby Boomers, Nüfus Patlaması)

Bu kuşak 1946 ile 1964 yılları arası dönemi kapsar. Bu dönemde nüfus artmaya başlamıştır. Büyük savaşlar bitmiştir ama Soğuk Savaş dönemi başlamıştır. İnsan haklarının dillenmeye başlaması bu kuşak döneminde olmuştur. Diğer yandan ülkelerin ekonomik seviyeleri düzelmeye başlamıştır. Bu kuşağın en önemli özelliği, bütün dünyayı politik olarak etkileyen 68 kuşağını yaratmış olmasıdır. 68 kuşağı baş kaldıran, sesini yükselten, protesto eden, daha güzel bir dünya hedefleyen ve asi ruhlu bir kuşaktır.

Radyo, televizyon, gramofon, radyo ve buzdolabı gibi teknolojiler yeni yeni güçlenmeye başlamıştır ama bu teknolojilere BB kuşağı tam uyum sağlayamamıştır.

X Kuşağı

Bu kuşak 1965 ile 1979 yılları arası dönemi kapsar. Bu kuşak çoğu zaman kayıp kuşak olarak de değerlendirilir. Çünkü bu dönemde birçok ekonomik kriz yaşanmış ve sosyal sancılar çekilmiştir. Bu etkilenme yüzünden insanlar çocuk yapmaktan kaçınmış ve maddiyat ön plana çıkmıştır. Hep daha iyi bir yaşam standardı istenmiştir. Bu beklentiler paralelinde teknolojik gelişmeler, mecbur kalındığı için takip edilmeye çalışılmıştır. Transistörlü radyolar, kaset çalarlar, pikaplar ve merdaneli çamaşır makineleri bu dönemin teknolojileridir. Aynı zamanda bilgisayar sistemleri günlük yaşama girmeye başlamış ve işletmelerde iş yapış şekilleri değişmeye başlamıştır.

Y Kuşağı

Bu kuşak 1980 ile 2000 yılları arası dönemi kapsar. Bu dönemin insanları birlikte çalışmaya ve ekip çalışmasına önem vermişlerdir. Başkalarının görüşlerini almak, onların bakış açılarına değer vermek önemli olmuştur. Teknolojik gelişmeler bu kuşağın insanları için yaşamın temel aracıdır ve vazgeçilmez öneme sahiptir. Sosyal medya bu kuşağın eseridir. Sosyal medya, olumlu olumsuz yorumların yapıldığı, yenilikçi adımların atıldığı ve teknolojinin çok önemli olduğu bir alandır ve insanları interaktif hale getirmiştir.

Z Kuşağı

Bu kuşak 2000 yılından sonra doğan kişileri kapsar. Artık teknoloji yaşamın merkezindedir ve bu kuşak dijital kuşak olarak tanımlanır. Bilgisayarlar, tabletler, akıllı telefonlar ve bunlarla birlikte gelişen ve güçlenen iletişim teknolojileri, Z kuşağı insanlarının yaşamlarının temelidir. Bu sayede iletişim kanalları her zaman açıktır ancak bu kuşağı tehdit eden faktör yalnızlıktır.

Kuşakların Sosyal Medya Yaklaşımı

Şimdi kuşakların sosyal medya yaklaşımlarına bir göz atalım:

Z kuşağının yüzde 79’u tam bir bilgisayar bağımlısıdır. Öyle ki bilgisayar yoksa bunalıma girebilirler.
Y kuşağın insanları üç farklı ekran kullanır. Z kuşağı insanları ise laptop, kişisel bilgisayar, tablet, akıllı telefon ve televizyon olmak üzere beş farklı ekran kullanıyor.
Z kuşağının yüzde 60’ı kitap, giyim ve elektronik başta olmak üzere alışverişlerini internet üzerinden yapıyor. 2020 yılında bu kuşağın bütün tüketicilerin yüzde 40’ına ulaşması bekleniyor.
Z kuşağı Instagram ve Snapchat gibi sosyal ağları kullanıyor. Facebook giderek gözden düşüyor gibi. 13 ile 17 arası yaş grubunun yüzde 25’i Facebook’tan çıkıyor.
Z kuşağı lise öğrencilerinin yüzde 72’si gelecekte kendi işlerini yapmak istiyor. Yüzde 76’sı ise hobilerini asıl meslekleri yapmak istiyor.
Bilgiye hızlı erişim, kendini yetiştirme ve araştırma yapma konularında Z kuşağı çok iyi. Bu kuşağın yüzde 33’ü online ders alıyor, yüzde 20’si tabletlerden ders kitaplarını okuyor, yüzde 32’si ise arkadaşları ile internet üzerinden ders çalışıyor.
Ancak Z kuşağının ortalama dikkat süresi sadece 8 saniyedir.
Buna karşılık Y kuşağı insanları, zamanlarını daha çok medya ve iletişim teknolojileri ile geçiriyor. Basılı yayınlara ve televizyona fazla ilgi göstermiyor.
Y kuşağının tek sosyalleşme amacı internet. Sosyal medyada olmaktan mutluluk duyuyorlar ve çok fazla paylaşım yapıyorlar.
Z kuşağı insanları sosyal medyayı, aynı anda çok fazla kişi ile paylaşım imkanı verdiği için seviyor.
Profil resmi olarak Y kuşağı havalı ve güzel fotoğraflar kullanır, Z kuşağı ise abartısız, gündelik ve olduğu gibi fotoğraflar kullanır. Kısaca Z kuşağı, sosyal medyada sadece kendisini yansıtır.
X kuşağının tek sosyal medya aracı Facebook’tur. Ancak Y ve Z kuşakları insanları Facebook yanında başka sosyal ağları da kullanıyor.
Facebook’un kullanıcı sayısı 1.5 milyar, Instagram’ın ise 400 milyon. Instagram X kuşağına pek hitap etmiyor. Daha çok Y ve Z kuşaklarının ilgisini çekiyor.

X, Y ve Z Kuşakları Nedir?

Günümüz toplumlarını var eden insan topluluklarına kuşak denir. Kuşaklar belirli özellikler doğrultusunda farklılıklar gösterir bu da kuşaklar arası çatışmalara sebebiyet vermektedir. Kuşaklar arası farklılıklar her yüzyılda, her dönemde, her çağda belirgin olarak hissedilmektedir. Kuşaklar arası çatışmalar toplumda önemli problemlere dönüşürken, eski kuşakların yenileri anlamaya çalışması toplumun gidişatı açısından son derece önemlidir. Günümüzde kuşaklar (jenerasyon) keskin çizgilerle 3’e ayrılır. X, Y ve Z kuşakları.

X nesli, 1965–1979 arası doğanlara denir. Teknolojiye adapte olmakta ciddi sorunlar yaşayan, değişimi kabul etmekte zorlanan, kurallara uyumlu, belirli bir disiplin çerçevesi içerisinde yetişmiş, sabırlı ve otoriteye saygılı kuşak X kuşağı olarak adlandırılmaktadır.

· X kuşağının en yaşlısı 44, en genci 30 yaşındadır.

· X kuşağı toplumsal sorunlara duyarlıdır.

· X kuşağı iş konusunda deneyimlidir ve çalışmayı seven yapıları vardır.

· X kuşağı para kazanabilmek için çalışır. Onlar için iş yerindeki huzur, güvensizlik ve iş yükü önemli değilken alacakları para büyük önem arz etmektedir.

· X kuşağı teknolojiyi eğlence amaçlı değil işlerini halletmek için kullanır. Bilgisayarda işini halleden X kuşağı, işini hallettikten sonra bilgisayarını kapatır ve işi düşene kadar açmaz.

· X kuşağı kendi problerini kendi başına çözmekte ustadır. Diğer kuşakların kendi problemlerini çözmelerinde X kuşakları onların en büyük yardımcısıdır.

Y nesli, 1980–1999 arası doğanlardır. Y kuşağı hiyerarşi içerisinde çalışmayı sevmeyen, iş hayatına atılır atılmaz kendi işinin patronu olmayı isteyen ve para harcamak için çalışan kuşaktır. Teknolojiye bağımlı ve X kuşağıyla da tamamen kopuk olmayan Y kuşağı; X ve Z kuşakları arasında tam bir köprü konumundadır. Y kuşağının ara bulucu ve iki kuşağa da ılımlı bir yapısı olmakla birlikte Y kuşağı parayı amaç olarak değil araç olarak görmektedir. Y kuşağına göre eğlence ve huzur ön planda ve bunları elde edebilmek için para sadece bir araç konumundadır. Y nesli Z kuşağına göre daha olgun, X kuşağına göre daha heyecanlı bir nesildir.

· Y kuşağının en yaşlısı 29, en genci 10 yaşındadır.

· Y kuşağı hayata gözlerini çok kanallı televizyonlarla açmış ve internetle büyümüştür.

· Y kuşağı sanal görüşmenin yanında yüz yüze görüşme yapmayı da benimsemiş durumdadır.

· Y kuşağı sabırsız olduğundan çabuk iş değiştirir. Bu nedenle sadakatsizdirler.

· Y kuşağı özgüveni yüksek ve kararlı bir yapıya sahiptir.

· Y kuşağı para için çalışmak yerine yaşamak için çalışır. Onlara göre iş huzurunun yanında para ikinci plandadır. Bu konuda X kuşağından keskin bir çizgiyle ayrılmaktadırlar.

· Y kuşağı genel olarak sosyal medya, pazarlama, bilişim ve iletişim sektörlerinde çalışmayı tercih etmektedir.

· Y kuşağı, kendisini iş yaşamında ispat etmek için yaratıcı işler ortaya koymaya oldukça hevesli durumdadır. Bu da iş yaşamında rekabeti artırmaktadır.

· Y kuşağı eğitime önem verir. Şirket içi eğitimlere katılım oranları oldukça yüksektir.

· Y kuşağı yüksek otorite ve hiyerarşik yapılardan nefret eder. Bu nedenle kendi işlerinin patronu olabilmek için ellerinde proje, yatırımcı yatırımcı dolaşırlar. Girişimci bir ruha sahiptirler.

Gelelim Z kuşağına. Z kuşağı kimi uzmanlara göre milenyum kuşağı olarak adlandırılmaktadır. 2000 yılı yakınlarında doğan bu kuşak artık sokaklarda yakan top oynamaz. Z kuşağı teknolojinin direkt kucağında doğan, teknolojiyle yaşayan bir kuşaktır. Mahalle arkadaşlığının yok olmak üzere olduğu bu dönemde Z kuşağı internet aracılığı ile sosyalleşmeyi tercih eder. İnternet sitelerinde arkadaş edinen bu kuşak, sanal alemi etkin bir şekilde kullanmaktadır.

· Z kuşağının en büyüğü 17 yaşındadır.

· Z kuşağı teknolojiye en kolay adapte olan kuşaktır.

· Z kuşağının dikkat süresi kısa ancak aynı anda birden fazla işi yapabilme yetenekleri yüksektir.

· Günümüzün eğitim sistemi Z kuşağının ilgisini çekmemektedir. Z kuşağı için alternatif eğitim sistemi geliştirilmeli, teknolojik ortamlarda bu kuşağın ilgisi eğitime çekilmelidir.

· X kuşağı ile en çok çatışan kuşak Z kuşağıdır. Y kuşağı arabulucudur.

· Z kuşağı yaşadığı her anı sosyal medyada paylaşmaktan çekinmez.

· Z kuşağı kompleksiz bir kuşaktır. Söylemek istediklerini karşı tarafa direkt söylemeleri, kuşak çatışmalarını artırmaktadır.

· Z kuşağı yabancı dile en çok aşina olan kuşaktır. Yakın zamanda hepsi en az 2 dil bilerek yetişecektir.

· Z kuşağı yaratıcılığı en yüksek olan kuşaktır.

· Z kuşağı çabuk sıkılan, çabuk tüketen ve hızlı yaşayan bir kuşak olduğundan markaların bu kuşağa hitap edebilmesi için sürekli yenilikler yapmaya ihtiyacı vardır.

· Z kuşağı azimli ve hırslı bir yapıya sahip değildir. Bu nedenle uzmanlar gelecekte iş hayatında sık sık kriz dönemleri yaşanacağını belirtmektedir.

· Z kuşağında şirket, takım ve birliktelik gibi kavramlar olmadığından markaların ileride sıkıntı yaşayacağı şimdiden ortadadır.

· Uzmanlara göre zaman ve emek gerektiren meslek dalları zamanla önem kaybedecek ve hatta yok olacaktır.

· Z kuşağı rutin işleri yapmayı sevmeyen, kılık kıyafet açısından rahat ve disiplinden uzak yaşamayı seven bir kuşak olacağından ileride meslek dallarında çok büyük esneklikler olacaktır.

------------------------

İletişimin en önemli kuralı karşısındakini olduğu gibi kabul etmektir. Ne yazıkki hepimiz hem iş hayatında hem de aile yaşantımızda diğerlerini kendimiz gibi görüyor, onlarda aynı düşünce yapısını ve performansı bekliyoruz. Göremeyince de çatışmaya başlıyoruz. Bu çatışmanın en önemli nedenlerinden biri de kuşakları anlamamaktan ve kuşak çatışmasından kaynaklanır. Peki kuşak nedir? Kuşak kavramının sözlük anlamı ‘yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğudur. Sosyolojik tanımlar incelendiğinde, kuşaklar, belli tarihlerde doğmuş, sosyalleşme sürecinde ortak sosyal, politik, ekonomik vb. olaylardan etkilenmiş, koşullar gereği benzer sorumluluklar yüklenmiş oldukları için ortak değer, inanç, beklenti ve davranışlara sahip gruplar olarak açıklanabilir.

Kuşakları sadece doğdukları zaman dilimleri baz alınarak sınıflandırmak doğru olmaz. Aynı zamanda kuşakları oluşturan topluluğun düşünceleri, hissettikleri ve deneyimlerinin tanımlanması da, onları sınıflandırmak için kullanılmaktadır. Önemli olaylar, toplumsal eğilimler ve örgüt kültürleri ile şekillenen çalışma tarzları kuşak farklılıklarından kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte her kuşak o işin doğru ve yanlışının ne olduğunu kendi eşsiz bakış açısı ile geliştirir ve ona göre doğru ve yanlışlarını oluşturmaktadır. Bu durum örgütlerde bir arada çalışan kuşakların kültür farklılıkları ve iletişim sorunlarının temelini oluşturmaktadır. Her bir kuşağın hayatı algılama biçimleri ve farklı iletişim tarzlarıyla mevcut yaşam ve çalışma alışkanlıklarının dışında davranış biçimleri gösteren kendine özgü özellikleri bulunmaktadır. Her kuşağın karakteristik özellikleri, değer yargıları ve tutumları, güçlü ve zayıf yönleri vardır. Bu kuşakları doğduğu yıllara göre tanımlarsak;, 1946-1964 arasına “Patlama Kuşağı”, 1965-1979 arasına “X Kuşağı”, 1980-1999 arasına “Y Kuşağı” ve 2000-2021 arasında doğanlara ise “Z Kuşağı” denilmektedir. Her bir kuşaktan kısaca bahsedip biraza daha iş hayatında daha fazla içimizde olan Y Kuşağına daha detaylı değineceğim.

1927-1945 yılları arasında doğan Sessiz Kuşağa ait kişilerin yüzde 95’i emekli olmuştur ve çok kısa zamanda gerek endüstri gerekse diğer alanlarda çalışanları kalmayacaktır. Bu kuşağın kültürel öğeleri içinde geniş aileler, yerel sosyal gruplar ve yoğun komşuluk ilişkileri yer almaktadır. Toplumun temel değerleri ise otoriteye saygı, sadakat, çok çalışma ve toplumsal değerlere adanmışlıktır. Yaşam felsefeleri yaşamak için çalışmaktır.

Başka bir yaşamak için çalışmak felsefesine sahip kuşak ise 1946-1964 yılları arasında doğan Patlama Kuşağıdır. İkinci Dünya Savaşı’ndan hemen sonraki “nüfus patlaması” yıllarında doğan söz konusu 1 milyar bebekten ötürü “Baby Boomers” kuşağı olarak da isimlendirilmiştir. Bu dönemde dünyaya gelen bireyler Soğuk Savaş dönemi çocukları olarak adlandırılmaktadır. Dünyanın insan hakları hareketlerini, radyonun altın çağını, Türkiye’nin ise ihtilali ve çok partili dönem sancılarının yaşandığı yıllarda doğan kişilerin oluşturduğu kuşak olarak tanımlanabilir. Büyümenin, refahın, mal ve hizmetlere özlem duygusunun ağır bastığı bir kuşaktır. Bu nesil, “kuralcı” olarak tanımlanmaktadır. Sadakat duyguları yüksek, kanaatkâr ve aynı zamanda bir yerde uzun süre çalışabilen bir yapıya sahiptirler. Teknolojinin kimine yakın kimine göre ise uzak olduğu söylenebilir. Bu jenerasyon, çalışkan, idealist, kararlarında uyumlu bir yapıya sahiptir. Ayrıca bu jenerasyona atfedilen yetki duygusu, işkolik ve bencillik gibi bazı olumsuz özelliklere sahip olduğu ifade edilmektedir. Zor işe ve uzun saatler çalışmanın önemine inanan bu kuşak üyeleri uzun dönemli istihdam anlayışıyla çalışmaktadırlar. Kendi kendilerini motive edebilen ve takdir edilmekten hoşlanmayan bir yapıya sahip oldukları söylenebilir. Maaş öncelikli tercihleridir. Takım çalışmaları ve takım toplantılarına önem verirler. Hikaye anlatmayı severler, fonksiyonu ve faydası neler olduğunu sorarak satın alırlar, sen önemlisin ve sana ihtiyacım varı duymak onların en önemli motivasyonudur. TBMM’nin çoğunluğu bu kuşaktan oluşmakla birlikte şuan Türkiye nüfusunun %19’luk bir kısmını oluşturmaktadır.

Türkiye açısından ara kuşak anlamına gelen geçiş dönemi çocukları olarak da adlandırılan X Kuşağının geçiş dönemi olarak adlandırılmasının nedeni; sözkonusu yıllarda dünyanın önemli değişim ve dönüşümler yaşamaya başlamasından kaynaklanmaktadır. Sözkonusu dönemde yaşam şartlarında görülen olumlu gelişmeler, bireylerin davranışları üzerinde de etki yaratmış, bireylerin parasal konular dışında, sosyal yaşamla ilgili unsurlara önem vermelerini beraberinde getirmiştir. Değişen dünyanın dinamiklerinin acımasızca yüzlerine çarptığı, olabildiğince kanaatkar, toplumcu, sadık ve iadealist bir kuşak. İş hayatı açısından bakıldığında işyerlerine bağlı, kabul edilebilirlikleri yüksek ve aynı işte yıllar boyu çalışabilecek olmaları bu kuşağı oluşturan insanların benzer özellikleri arasında sayılmaktadır. Ancak sadakat duyguları daha iyi kariyer imkanları bulduğunda değişkenlik gösterebilir. Toplumsal sorunlara karşı duyarlı, iş motivasyonları yüksek otoriteye saygılıdırlar. X kuşağı insanları kendi sorunlarını kendileri çözmeye alışmıştır ve bu nedenle de kendilerine güvenleri ve iş yapabilirlikleri daha yüksektir. Hiyerarşiye sıkı sıkıya bağlı, otoritenin önemine inanan, değişimden hoşlanmayan önceki neslin aksine X’ler bağımsızlıkları ile tanınıyor. Paraya fazla odaklanmış bu kuşakta bireycilik ve rekabetçilik biraz daha önem kazanmıştır. Sen satmıyorsun ben alıyoruma önem veren bir satınalım şekli vardır. İşe bakışları ise “Yaşamak İçin Çalışan” Bir Kuşaktır.İş dünyasında yer elde edebilmek için mücadele veren kadınların çocukları olan X’ler, “cinsiyet eşitliği” ile ilk tanışan nesil oldu. Bu jenerasyonun erkek temsilcileri babalarından farklı olarak aile hayatı ve çocuk bakımında daha fazla görev üstlendi. Bu kuşak Türkiye nüfusunun yüzde 22,21′ini teşkil ediyor.

Diğer kuşaklardan, yetiştikleri dönemin olumlu şartlar taşıması sebebiyle ayrılan Y Kuşağı, teknolojik imkanlar olarak da gelişme gösteren bir dünyada yetişmişlerdir. Türkiye’de 1980 sonrası olarak ifade edilen Y kuşağı, PC’nin ve GSM teknolojilerinin doğduğu, teknoloji dostu, bireysel, rahat ve küreselleşmeye başlayan dünyanın çocuklarıdır. Yaşam şartlarında meydana gelen değişim ve dönüşümler, Y kuşağının diğer kuşaklardan farklı beklentilere, ümitlere ve tercihlere sahip olmalarını beraberinde getirmiştir. Mevcut çalışma alışkanlıklarının dışında davranış biçimleri gösteren bu kuşak bir yönüyle organizasyonlara farklı değerler katarken bir yandan da eleştirilen, kuşkuyla bakılan bir kuşak olarak göze çarpıyor. 2025’te Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerdeki işgücünün yüzde 60’a yakınının Y kuşağından olması öngörülmektedir. Günümüzde Y kuşağının eğlence, gezme, yaşama, yeni şeyler deneme, başarı, para, alışveriş, ne istediğini bilme, yoğun çalışma, hayallerinin peşinden koşma, sorgulama ve sevdiklerine zaman ayırma unsurlarına önem verdikleri dikkat çekmektedir. Narsist, bireyci ve girişimcilerdir. Teknoloji hayatlarında pek çok şeyin simgesi olup otoriteye saldırgan davranan bir kuşaktır. Özgür olmayı seviyorlar; sık iş değiştiriyorlar bu nedenle aidiyetleri zayıf, kendilerinin değil, yeteneklerinin yönetilmesinden hoşlanıyorlar. Kendi gibi insanların çalıştığı veya satın aldığı şeyler onlar için önemlidir.

İş ve yaşam dengesini kurarak çalışmak onlar için önemli olan konulardır. Kısa sürede yetki ve sorumluluk alıp, terfi etmek istiyorlar. Yöneticisinden veya ailesinden haddini bildirim değil, geri bildirim almak istiyorlar bunu da olumlu da olsa, olumsuz da olsa geri bildirimi herkesin önünde değil birebir almak istiyorlar. Mevkiye daha az, yeteneğe ve başarıya daha fazla saygı gösteriyorlar, Y Kuşağı için tecrübenizin ve mevkinizin ne olduğu çok önemli değildir. Mevki ve ünvan, yaş gibi şeyler gençleri pek etkilemiyor.Kendisine değer verildiğini hissettiği bir kurumda çalışmayı daha fazla ücret alacağı bir işe tercih edebiliyorlar. Çalıştığı şirkette kişisel gelişimine yapılacak yatırımı ve gelişim fırsatlarını alacağı ücretten daha fazla önemsiyorlar. Y Kuşağı’nın işe dair en büyük kaygısı takdir edilmemek. Y Kuşağının yöneticiden beklentisi kendisini geliştirmesi. En az o kadar önemli bir diğer özellik de yaratıcı ve yenilikçi fikirlere açık olması. Y Kuşağı’nın ideal yönetici profili “emeği takdir eden, yol gösteren” insan olarak ortaya çıkıyor. Yöneticinin eğlenceli olması gençlerin pek umurunda değil.

Y Kuşağının en belirgin özellikleri 7×24 online yaşamaları olan, sosyal medyayı her anlamda çok etkin bir şekilde kullanan bu kuşağın temsilcileri, işverenlerinden de beklentileri bu yönde. Teknolojiyi yakından takip eden, internet üzerinden alışveriş yapan, aynı anda birden fazla işi yapabilen, farklı kaynak ve araçlardan eş zamanlı gelen bilgileri kolaylıkla kavrayabilen, özgürlüğüne düşkün, öğrenmeye istekli, ailesine değer veren, ilişki odaklı, sosyal bilince sahip, işbirlikçi ve sabırsız bir kuşak. İyi bir işveren markasına sahip bir işte çalışmak onun için önemli bir göstergedir.

Özetlersem Y Kuşağının iş ortamından beklentileri; Gelişebileceği bir pozisyon, ne iş yapacağının ve rollerinin açık ve net olmasını, fikirlerinin ve önerilerinin dinlenmesini, tanınmayı ve takdir edilmeyi, şirkete sağladığı katkının görülmesini, kariyer basamaklarını hızlıca tırmanmayı, açık ve ölçülebilir strateji ve hedeflerin olmasını, üstün performans gösterdiğinde fark edilmeyi, düzenli geribildirim almayı ve takım çalışmalarına destek olunmasını bekliyor. Aidiyeti düşük olan ve ortalama çalışma kıdemi 2.5 yıllarda gezen bu kuşağın şirkete olan bağlılığını arttırabilmek için, şirketlerde performans odaklı kültür kurulmalı, yeteneklerine odaklanılmalı, beklentilerini açığa kavuşturmalı bunun içinde sürekli yakın iletişim içinde olunmalı, ilgilenilmeli ve sahip oldukları potansiyeli fark etmelerini sağlamalıdır.

Son olarak bahsedeceğim kuşak ise 2000-2021 yılları için tanımlanan Z Kuşağı. Z kuşağının pek çok özelliği GSM tabanlı bir kuşak olacağına işaret etmektedir. Z kuşağı, dünya zevklerine düşkün, teknolojiyi hızlı şekilde kavrayan, işlerini kısa sürede ve titiz biçimde yerine getiren davranış özellikleriyle dikkat çekmektedir. Teknolojiyi ileri derecede kullanan Z kuşağı, taşınabilen, hep yanlarında olan küçük aygıtları, bilgisayar, tabletler, MP4 çalar, i-Pod’lar ve cep telefonları ile büyümektedir. Tam teknoloji çağı çocukları olan Z Kuşağına Digital yerlilerde diyebiliriz. İnsanlık tarihinin el, göz, kulak vb. motor becerileri senkronizasyonu en yüksek nesli. Yaratıcılığa izin veren aktivitelerden hoşlanıyorlar. Sonuç odaklılar. Çok diplomalı, uzman ve buluşçu olacaklar. Tatminsiz, kararsız ve doğuştan tüketiciler. Yalnız yaşamayı tercih ediyorlar. Adaleti, barış iklimini önemsiyorlar. Benzeşmek istiyorlar, farklılaşmak değil. Sorgusuz yaşayacaklar onların iş döneminde her şey sistemler tarafından yapılıyor, yapay zeka tarafında karar veriliyor olacak. Bu kuşağın spiritual ruhu yönetilmeli. Hayat standartlarında meydana gelen değişim ve dönüşümler Z kuşağı bireylerinin diğer kuşaklara nazaran apayrı bir dünyada yetişmelerini beraberinde getirmiş, özellikle teknolojide meydana gelen ilerlemeler sözkonusu kuşağın bireysel özelliklerinin diğer kuşaklardan ayrılmasına neden olmuştur. Bu kuşağın tarih boyunca en fazla eğitim almış kuşak olacağı tahmin ediliyor. Yaşlı, zengin ebeveynler ve az sayıda kardeşe sahip olacak bu kuşak için şimdiden materyalist olacakları yönünde tahminler yürütülüyor.

Özetle toplumların sahip olduğu kültürel yapı zaman içerisinde ekonomik, politik, sosyal ve teknolojik faktörlerden dolayı değişime uğramaktadır. Yetişkin kuşakların zaman içerisinde değişime uğrayan kültürel yapının unsurlarını yeni kuşaklar kadar kabul etmede istekli davranmamaları, kuşakların birbirlerini anlayamamalarını, görüş, düşünce ve kanaatlerinde birtakım farklılıkların oluşmasını beraberinde getirmektedir. Bunun da ötesinde her kuşağın içerisinde bulunduğu dönemin şartlarına göre farklı olanaklara sahip olması, zaman içerisinde bireylerin farklı olanaklarla yetişmesini beraberinde getirmiştir. Tüm bu düşünceler Türkiye koşullarında analiz edildiğinde sessiz kuşak çalışanlarının savaş yıllarını gördüğünü, Baby Boomers(Patlama) kuşağının ikinci dünya savaşından hemen sonra dünyaya geldiğini göstermektedir. Yapılan analizlerde sessiz kuşak ve Baby Boomers kuşağı diğer kuşaklara nazaran her yönden daha olumsuz şartlarda yetişmiş oldukları dikkat çekmektedir. Baby Boomers kuşağından sonra dünyaya gelen X kuşağı döneminde eğitim, sağlık ve teknoloji olanaklarında iyileşmelerin olduğu görülmektedir. X kuşağının teknoloji ile geç tanışmaları, onların teknolojiyi bünyelerine katmada engel teşkil etmemiştir. Y kuşağı ise her yönden gelişme gösteren bir dünyanın daha rahat şartlarında dünyaya gelmişler, teknoloji dostu, bireysel, rahat ve küreselleşmeye başlayan dünyanın çocukları olarak adlandırılmışlardır. Y kuşağı akabinde dünyaya gelen Z kuşakları ise dijital kuşaklar olarak adlandırılmışlar, teknoloji dostu olmalarının ötesinde, teknolojik, bireysel, zor beğenen, küresel dünya vatandaşları olmaları yönüyle dikkat çekmektedirler. Toplumsal yapılardaki hızlı veya yavaş olarak kendisini hissettiren sözkonusu değişimler, farklı kuşak türlerinin oluşmasını sağlamakta, farklı kuşakların bir şirket bünyesinde çalışmaya başlamalarıyla, yeni perspektiflerden bakış açılarının gündeme gelmesini sağlamaktadır. Çoğu zaman da kuşakların sahip olduğu farklı değer yargıları birbirleriyle iletişim kuramamayı ve birbirlerini anlayamamalarını gündeme getirmektedir.

Ancak gerçek olanda şirketlerde sadece Y kuşağı çalışanlar yok, X kuşağı ve yarın Z kuşağı da olacak. Yarın, değişebilecek şekilde uygulamalar yapmak, hatta ileride kişiye özel uygulamalar geliştirmek bile gerekebilir. Yani bütün şirketi bir kuşağa yönelik olarak değişime tabi tutmak pek akıllıca olmayacak gibi görünüyor. Y kuşağı ya da yeni kuşaklar bunu istiyor. Dünyadaki değişimi görmek önemli, eski kuşakları değişmez diye nitelemek de çok yanlış. Bu kuşak savaşlarını başlatıyor ve kaos oluşuyor. Amaç ve aracı karıştırmamak gerekiyor. Amaç: Çalışanların daha başarılı olmasını sağlamak. Araç: Kuşaklara özgü uygulamalar.

Çözüm için ise Yöneticilerin her kuşağa farklı özelliklerinin, birbirlerine göre olumlu veya olumsuz taraflarının olduğunu bilerek yaklaşması, tüm çalışanların motivasyonunu olumlu etkileyecek ve verimliliklerini yükseltecektir. Yöneticilerin kuşak farklılıklarını tanıması, iletişim becerilerine önem vermesi ve işlerin yapılış süreçlerine tüm çalışanları dahil etmesi, kuşakların birbirleriyle çalışmanın yolunu öğrenmelerini sağlayacaktır. Her kuşağın işlerin yapılış süreçlerinde tercih ettiği yöntemlere izin verilmesi, şirketlerde uyumlu çalışmanın ve esnek davranışların geliştirilmesi, kuşak çeşitliliklerinin şirkete daha faydalı, yaratıcı ve yenilikçi olmasıyla sonuçlanacaktır. Yeni kuşakları iyi yönetmek, onların önem verdiği; maaş, iş esnekliği ve sorumluluklar konusunda ciddi beklentilerini karşılamakla mümkündür. Şirketlerde görev yapan her kuşağın farklı değer yargılarına sahip olduğu göz önünde bulundurulmalı, sözkonusu farklılıkların koç’luk sistemleriyle etkili bir şekilde yönetilmesi sağlanmalıdır. Unutulmamalı “Ne kadar çok kuşak varsa o kadar zenginiz. Hepsine ihtiyacımız var.”

SİZCE BU CÜMLE HANGİ KUŞAK İÇİN SÖYLENMİŞ OLABİLİR?

“Bugünlerde gençler kontrolden çıkmış durumda. Kaba bir şekilde yemek yiyorlar, yetişkinlere karşı saygısızlar, ebeveynlerine karşı çıkıyorlar ve öğretmenlerini sinirlendiriyorlar…”

Bu cümle, 2361 yıl önce M.Ö. 350 yılında Aristotales tarafından söylenmiş. Yani o zamandan bu zamana değişen bir şey yok…

-----------------


Editör Karoglan Raşit Tunca nın bu konuya yorumu

W, X, XY, Y, Z Vanelen kuşakları

W = Weibil Dişil Toplum
X = man Manlich Erkek Toplum
XY = Manlich und Weiblich Dişil ve Erkek Ortak Toplum

Y = çift cinsiyetli Toplum, Y zülfikar çift cinsiyetli ler vakti çatal zülfikar yani iki penisli yada, hem penisi olan hem vaginasi olanlar, yada çift vaginali, yada çift anüslü, ve intizar ve ye bülent rüzgar benzerleri o çagda çoktan bitti fatih yürekler vaktiyidi o furya o da geçti
Z = Dualite Toplumu, Double peneration zeki çocuklar çağı evvel ahir, rahman rahim, aci tatlı, soğuk sıcak, Raşidi tarikati tesbihdeki double penerations sebebi ve hikmeti Z vanelen çağı
ve sonunda SADNEES
cinsiyetsiz kalan insanlık, ve alfabenin sonu ve isa nın çarmihda kesilen ...... ve kendi sonunu kendi yaratan insanoğlu ve son doygun insan ve meleklik, ve o uzaydan geldiği varsayılan ve, düşen araçda bulunan insana benzemyen cinsiyetzsiz varlıklar, aslında onlarda bizlerin gelecekdeki hali sadece, oda insan amma, insalıkdan çıkmış ve yüzüklerin efendisi "KIYMETLiMiZ efendimiz" o çıplak ve hırslarına esir olmuş varlıklar ve kıyamet.








Signing of RasitTunca Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bul
Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi